Çember
Neyi Bekliyorsun?
28 Ekim 2026 · 21:00 · Online · Zoom
Ne yapman gerektiğini biliyorsun.
Ne zamandır biliyorsun.
Tarla duruyor, mevsim geçiyor. Kendine kızıyorsun, bir tarih veriyorsun; o tarih geliyor ve geçiyor. Sonra açıklama arıyorsun — tembellik, disiplinsizlik, motivasyon eksikliği. Hiçbiri tutmuyor, çünkü mesele istemek değil.
İstemek zaten var; olmayan şey izin. Bir yerde bir şey ayağını tutuyor ve tuttuğu için bir sebebi var: bir sadakat, bir korku, bir söz, çoktan unutulmuş bir anlaşma. Ataletle savaşan kadın kendi bekçisiyle savaşıyor demektir, ve o bekçi yorulmaz. Bu akşam savaşmıyoruz; bekçinin neyi koruduğunu soruyoruz.
Atalet tembellik değil. Bir şeyi koruyor.
Bu akşamı Advaita açıyor.
Yılların pratiği var — nefes ve beden, kakao ve ateş, ritüel ve sessizlik. Nerede öğrenildiyse oraya gitti, hâlâ da gidiyor: Hindistan, Peru, Anadolu.
Hepsini önce kendi üzerinde denedi, sonra kadınlarla yan yana oturdu. Sana ne yapacağını söylemez; yanına oturur, aynı yere bakar.
Söz değneği ona da gelir, o da paylaşır. Yerine yürümez, yanında yürür.
O Akşam Ne Olur
Zoom’a girersin. Kameran açık — burada birbirimizi görüyoruz. Advaita bir mum yakar, sen de kendi mumunu yakarsın. Aynı ateş, ayrı odalar.
Kısa bir tur açılır: tek cümleyle bu akşam nasıl geldiğin. Başka bir şey söylemen gerekmiyor; bir kelime de bir cümledir.
Sonra niyet konur. Bir nefes, bir ses, bir söz — o akşam ne geliyorsa. Ritüel her seferinde aynı değildir; ateş her seferinde aynıdır.
Sonra ayın teması. Bu akşam ataletin altına bakıyoruz: Neyi bekliyorsun, bekleyiş sana ne veriyor, başlarsan neyi kaybedersin. Ve bir kadının kendine “tembel” demesi aslında neyi örtüyor.
Sonra pratik. Ne geleceğini önceden bilmiyoruz — akış o akşam kuruluyor. Kimi akşam beden konuşur, kimi akşam ses, kimi akşam sessizlik; hiçbiri hazırlık istemiyor.
Ortak olan şu: Pratik biterken bir şey yerinden oynamış olur. Çoğu zaman küçüktür, çoğu zaman beklediğin yerden gelmez, çoğu zaman o akşam değil ertesi sabah gelir. Kimse onu senin yerine adlandırmaz; sen görürsün, biz alanı tutarız.
Sonra söz değneği döner. Konuşan konuşur, dinleyen dinler. Tavsiye verilmez, yargılanmaz, düzeltilmez.
Paylaşılan burada kalır, dışarı taşınmaz.
Kapanışta tek kelime: bu akşamdan ne götürdüğün. Sonra mum söner, ateş içimize taşınır.
Kimin İçin
Kadınlar için.
Kararını çoktan vermiş ama bir türlü başlayamayan kadın için.
Her pazartesi yeniden başlayacak olan, cuma aynı yerde duran kadın için.
Kendine “disiplinsizim” diyen ve bunu bir teşhis sanan kadın için.
Doğru anı bekleyen, o an gelince başka bir eksik bulan kadın için.
Bu bekleyişten kendisi de yorulan kadın için.
Hiçbir hazırlık gerekmiyor, hiçbir şey bilmen gerekmiyor.
Yanına Al
- Kapıyı kapatabileceğin bir oda
- Bir mum ve çakmak
- Bir defter, bir kalem
- Kulaklık — sesin kendi odanda kalması için
Buluşmadan önce gerekli başka bir şey varsa sana yazıyoruz.
Pratik Bilgi
- Buluşma Zoom üzerinden; katılım payın ulaştığında bağlantı e-postana gelir
- Kamera açık; çember birbirini görerek döner
- Çember kaydedilmez — söylenen o çemberde kalır
- Baştan başlıyoruz; çember açıldıktan sonra kapı kapanır
Bu bir kurs değil. Bir terapi seansı değil. Bir şeye dönüştürülmeyeceksin.
Burada kimseyi harekete geçirmiyoruz. Zorlanan başlangıç kısa sürer, görülen başlangıç kalır. Bu akşam iten tarafa değil, tutan tarafa bakıyoruz.
Buradan bir eylem planıyla çıkmayabilirsin. Ama neyi beklediğini bilerek çıkarsan, bekleyiş artık aynı bekleyiş olmaz.
Neyi koruduğunu gördüğünde başlamak zorlamaz.
- Çember OnlineNeyi Bekliyorsun?